Ana ile vedalaşma

Gün geçtikçe ağarıyor saçları adamın, Gün geçtikçe uzaklaşıyor ondan Başını okşayan o mihriban el… Uzaklaşıyor git gide Uzak uzaklarda dalgalanıyor Özge bir devletin bayrağı gibi… 1981 Muhammed Salih

Derin dert

Mazmun değil Dert derin. İnsanin içindeki mahluk Çoktan başka, Çoktan maymun değil. Sinesini oklara tutmayan Bir kuşak dünyaya geldi artık — Tasavvur edin, onlardan hiç biri Artık maymun değil… Fakat babamın sırtından giren mermi Benim yüreğimde bitiyor. Belki küçük olabilir bu yara.. Biraz küçük. Dürbünü ters tutup bakarsan, Değil yara, bütün bir Halk dahi küçük…

Sözleri yazdiktan sonra…

Sözleri yazdıktan sonra Onlara boyun eğeceğiz bir gün. Herkesin boynunda asılı durur Belli harflardan müteşekkil Söz. Mesela, «Ahmet!» deseler ben uyanmam Uyanmam «Taşmet ! » diye bağırsalar da. İsmimi bilmezse Gök gürültüsü Beni uyandıramaz asla! Şimdi, düşünün: ne kadar zor Bütün bir milleti uyandırmaya yeltenen dehanın işi ! 1980 Muhammed Salih

Anahtar

Elini cebine sokarken, irkildi adam: Parmaklarını yaktı,ısırdı Kimsesiz evinin buz gibi anahtarı! 1978 Muhammed Salih