İslam dünyasında yaşanan son gelişmeler iyimserlik aşılamaktadır. Sanki İslam dünyası kendi bilgelik yaşına yaklaşıyor, bu arada yüz çizgileri yumuşuyor, bakışları berraklaşıyor. “Devrim” olarak tanımlanan hareketler üzerinde kan lekeleri görülse de, acılar çekilse de bu, hiç şüphesiz, bir arınma, yenilenme sürecidir.
Bu muazzam değişimin araçları farklı, zaman zaman beklenmedik şekle girebilir ve hatta Müslümanların menfaatlerine aykırı da görünebilir. Her şeye rağmen, bu büyük kargaşa içinde olayların mahiyetini (özünü) gözden kaçırmamız gerekmektedir. Bize göre bu öz çıkar düzlemindedir; bu çıkarlar jeopolitik, ideolojik veya ekonomik olabilir. Bunlar başlıca dinamikler olarak görülseler de, arka planda daha derin, daha stratejik bir Program var ve o beşerin (ölümlülerin) eseri değildir. Bakınız, İslam kılıfına bürünmüş tiranlıklar peş peşe düşüyor ve tiranların her birinin kendi halkına ve genel olarak ümmete karşı yıllardan beri işledikleri suçları haklı göstermek için özgü dünyevi gerekçeleri, dinsel mazeretleri var. Продолжить чтение этой записи
Поддержи свободу слова! Сўз эркинлигини қўлла!
Like this:
Будьте первым, кому понравился этот запись.